Kilon mu Var, Derdin Var!

Selamlar olsun sevgili okur. Bu aralar yani yaklaşık 1,5 aydır kafayı kilo vermekle bozmuş durumdayım. Çünkü malum evlendikten sonra, işsiz kaldığım süre zarfında 2387426342 kiloya ulaşınca ve sanki ben bunun hiç de farkında değilmişim gibi çevremdekilerin “kilo versen güzel kızsın aslında” gibi hadsizlikleriyle karşılaşınca, bu işe bir dur demem gerektiğini hissettim. Aksi durumda uzaydan görünen cisimler arasında adımı da görmeye başlayacağım diye bir korku kapladı içimi. Tabii bir de gazla çalışan bir bünye olduğum için, kendi çapımda hodri meydan dedim herkese. Hedefim Temmuz ayına dek 20 kilo vermek ve yine aynı çevremden “biraz kilo alsan güzel kızsın aslında” yı duymak. Şimdi aranızdan ya boş versene sen çevreyi ne takıyorsun diyenler sen böyle de fıstık gibisin e bağlayanlar çıkar elbet, (Allah’ım nolur çıksın!) ama yoo dostum yoo.

Ben ki kendimi bildim bileli balık etli olup, özellikle de özel günler için kıyafet seçimlerinde dara düşmüş biri olarak, hayatımda ilk defa bu denli kararlıyım, aman bozmayın. Gerçi şimdi siz zavallılarım sanıyorsunuzdur ki; ben ölüm diyetine başladım. Bittabiki hayır. Yahu ben sapına kadar Boğa burcu bir ablayım, doğal olarak sloganım da boğazımı kesin ama yemeğimi kesmeyin oluyor. Argoda bunun için kullanmayı çok sevdiğim bir tabir var ama 18 yaşından küçük okurlarım için kendimi sansürlüyorum ve “bu ne perhiz ne lahana turşusu” dediğinizi duyuyorum. Şimdi arkadaşlar, benim olayımı basitçe sağlıklı beslenme ve spor olarak tanımlayabiliriz. Kendi kafama göre bir plan oluşturdum ve yaklaşık 1,5 aydır da bu plana tabii ilerliyorum. Mesela hayatımdan gazlı içecekleri çıkardım. Meyve suyu dahil ( taze sıkılmış değilse ) ekstra şeker eklenmiş bütün ürünlere üzüle üzüle el salladım. Zira beni bilen bilir; çikolata bir hayat şeklidir, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez! Ama bu demek değil ki çikolata ve çikolatalı tatlardan kendimi mahrum ediyorum. Yok kıız, öyle hindistan ceviz yağlısı ya da avakado soslusu gibi ikame lezzetlerin hiçbirini kullanmıyorum. Ay çok pahalılar ve yanii işte biraz fazla popülistler. Elbette yine tatlı yiyorum ama mümkün mertebe öğlen 1’den önceye bırakıyorum bu işi. Çünkü diyetisyenlikle uzaktan yakından alakası olmayan bir arkadaşım çikolata, pilav, makarna gibi tatların 13:00’den önce vücuda girmesi aynı şekilde yakılmasını kolaylaştırır dedi. Sizce de çok mantıklı değil mi? Zira benim işime fazlasıyla geliyor.

monica

Önceden haftada en az 1 defa dışarıdan yemek söyleyen ve bunu da haliyle pizza ve hamburger üzerine kullanan, üstüne bir de benim ısrarım ve Erenikomun pes etmesi sebebiyle waffle gömen bir bünye, işten gelip en az 1 saat spor yaptıktan sonra saf protein ya da salatayla beslenmeye başladı. Sabah kahvaltılarında poğaça mı?! (Dikkatinizi çekerim bu bir soru değil, olumsuz şaşkınlık ibaresi) Elbetteki yasaklı. Halbuki ben poğaçanın peynirlisine, böreğin sulusuna hasret kalmıştım Yunan ellerinde. Poğaça, börek yerine yağsız süt, hurma neyimize yetmiyor? (Bak işte, bu bir soru cümlesi!) Nihayetinde günlük programımız yağı ve şekeri minimuma indirmek ve üstüne güzelce de bir spor patlatmak. Amma velakin tüm bunlara rağmen her ne kadar inceldiğimi hissetsem de öyle bir woooww rakamlarla karşılaşmıyorum tartıda. Hatta spordan sonra Ereniko 300 gram vermişken, ben hoop 700 gram almış oluyorum. Hadi onu da geçtim, tartının yerini 10 cm mesafeyle değiştir, kilo farklı çıkıyor. Ama ne hikmetse ibare hep yukarıya maşallah, az gösterse oraya mıhlıcam yeminle. Sonra neymiş Erensu çok sinirliymiş, utanmasa tartıyla bile kavga edermiş. Ederim efendim, ben tartının az gösterenini severim!

angry

Şaka bir yana elbetteki bu durum vücudumdaki yağ oranının azalması, kas oranının artması ile de açıklanabilir. Zaten tam teşekküllü bir diyet yapmadığım için de 1 ayda 10 kilo vermiyor olmam sanıyorum ki makul bir durum. Diyetisyen arkadaşlarımdan azar yememe umuduyla, yaptığım yöntemden ve bu süre zarfında gram aç kalmadan nasıl 1,5 ayda nasıl 4 kilo verdiğimden bahsedeyim. Sabahları az önce de söylediğim gibi 3 adet hurma ve yağsız süt / haşlanmış yumurta ve yarım yağlı peynir, salatalık, domates / haftasonu sucuklu yumurtaya abanıyoruz ama. İki ara öğünde meyve ya da kuru yemiş ya da havuç, öğlen yemeğinde şirkette ne çıkarsa, akşam yemeği de yağsız et ya da salata. Tabii her gün olmasa da haftada 1 defa yediğim tatlıları da unutmamak lazım.

nutella

Şimdi her ne kadar Nutellayı kaşıklamakla, havucu kemirmek aynı olmasa da; sonuçta ortalama 20 yıldır havuç yerine Nutella yediğim için bu halde olduğum gerçeği, tokat misali, çarpıveriyor yüze. O yüzden elindeki bol kalorili az besinli şeyi hemen yere bırak sevgili okur. Çünkü ne kadar ümit etsek de “balık etli kadın modeli” o kadar da moda olmadı yani, kabul edelim bunu. Varsa sizin de bildiğiniz, böyle çok alengirli olmayan yöntemler, pul biberli, limon sulu yoğurtlar ya da tarçınlı su gibi püf noktalar yorumlarda buluşalım.

Arrivedarçiiiii!

Reklamlar