Sinirlerimi Aldırdım, Tatildeyim

Sizi bilmem ama ben tatilden sonra işe alışamayıp, bununla da kalmayıp sinirli, cazgır birisine dönüşüyorum sayın okur. Bir de öyle bir bünyem var ki maşallah, saniyesinde alışırım tatile. Sonra da vay efendim Erensu bugün çok gergin. Sensin gergin! Yahu o kadar dinlenmişim, etmişim, Arap Şükrü’ye özenip bronzlaşmışım falan, hoop birşey buluyorlar beni delirtmeye. Neymiş efendim müşteri çok sinirliymiş, neymiş efendim bu telefon çöp müymüş. Ya sabır. Hayır ben de sinirliyim, beni nereye aktarıcan acaba? 😒

Neyse bugün yine tamam biraz sakinleşeyim derken, aldım yoğurdumu, salatalığımı evime gidip cacık yapıcam. Zira, Yunan ellerinde sosunu yemekten gına geldi, biraz böyle annem yapmış gibi olsun istedim. Neyse bindim otobüse, eve dönüyorum, o kadar yer varken dangozun biri sen kalk yanıma otur. Bir de ayırdı bacaklarını, daha ne kadar rahatsız edebilirdi bilmiyorum artık. Ofluyorum pofluyorum yok, bana mısın demiyor. En son bir atarlandım kalktım yanından, indi benimle beraber. Kafasına yiyecek yoğurdu haberi yok. Neyse başka yöne gitti de, ulu orta cazgırlaşmadım.

IMG-20160514-WA0009

     ” Nasıl da sakin bir insanım aslında “

 

Neyse, gelelim bizim tatil mevzuuna. Bilen bilir, seyahat etmeyi ne kadar seviyorsam, coğrafyadan da bir o kadar uzak bir insanım. Yani şöyle ki Antep’e 2 bilet aldım hadi gidelim dersen 20 dk içinde havalimanında olurum. Ama Antep’in yerini sorarsan işte orada bozuşuruz. Mesela Burdur. Yahu B harfiyle başlayan şehirlerden Balıkesirle Bursa dışında hepsi Doğu Anadolu’da bence. Ama öyle değilmiş, Burdur baya baya Antalya’nın üstündeymiş. Bir de bana kalkmış diyorlar ki hiç harita da mı çizmedin? Benim çizdiğim haritayı görseler hayata küserlerdi haberleri yok. 😂

 

IMG-20160516-WA0006

 

Burdur bir yana, hazır hava güzel olacak Agistri’ye gidelim dedi sevgili kişisiyle. Biraz dinleniriz, denizi de güzelmiş diyerek aldık biletleri. Şimdi ben bir yere gitmeden önce araştırma falan yapmadığımdan, sağ olsun her birşeyi o halletti. Bilmeyenler için söyleyelim, Agistri, Pire’den 70 dk mesafede bir ada. Ben geçen yıl Merveyle gitmiştim ama, gittiğim yerin Egina olduğundan da adım gibi emindim, taa ki Egina’nın önünden geçene kadar. Feribot tam durdu, hadi inelim geldik diyorum, neyime güveniyorsam. Hayır sevgilim, önce Egina var, Agistri değil diyor sevgili kişisi de. Böyle Egina mı olur, nerde beyaz kilise, hem yol var burda, burası küçüktü dedim. Açtı önüme haritayı, çok anlarım ya. İlkokul öğrencisine anlatır gibi, bak önce Egina diye başladı anlatmaya. Neyse ikinci durak geldi ve ben ayaklarım toprağa bastıktan sonra kabul ettim, daha öncesinde de Agistri’ye geldiğimi. Neyse, indik yerleştik falan derken, Mikail’in bizimle bir alıp veremediği var diye düşünmeye başladık. Zira ne zaman tatile gitsek, cenaze havası mübarek. Neyse öğlen oldu, güneş açtı derken, resmen şeker şurup gibi birşey oldum. Aslında kamp adası olarak biliniyor orası, ama o kadar çok kamp yapmak yasaktır uyarısı gördük ki, emin de olamadık. Adanın arka taraflarına gitmedik, o yüzden çok birşey söyleyemeyeceğim. Skala, zaten limanın da olduğu merkez, Megalachori de 2km mesafede bir bölge ve biz bu kısacık tatilde 6kmden fazla yol yürüdük sayın okur 😒 Neyse yorulduk ettik derken, akşam yemek siparişi veriyoruz, altı üstü 3 4 meze ve ana yemek söyledik. Kadın bize resmen yeter dedi. Şaka değil, cidden söyledi bunu. Ama bir yemekler getirdi, of yani. Canım Ege mutfağı, sen çok yaşa.

IMG-20160516-WA0005

 

Ertesi gün daha da fena, yağmur yağdı yağacak, millet hırkayla oturuyor, biz çipil çipil denizde. Bir de taş sektirmeyi öğrettim Eren’e. Ortamlarda tam tersini söylerse inanmayın, ben zaten biliyordum. 🙄

Bu arada yazılarımı beğenip, daha çok yazmam için beni teşvik edenlere de çok teşekkür ederim. Siz bir tanesiniz! 🙂

Reklamlar