Az saygı lütfen!

saygı-duyarım_198472

Bugünkü konumuz “saygı” arkadaşlar. Özellikle de toplu taşıma ve gündelik hayatta bilhassa dikkat etmemiz gereken en temel adab-ı muaşeret kurallarından bahsedeceğim. Kağıt kaleminizi hazırda tutun, zira İstanbul küçük; gün gelir de karşılaşırsak, sınıfta kalmanızı istemem.

Kural 1: Oldu da işe/okula özel aracınızla gidip geliyorsunuz, aferin size. Bravo, bugün yine halka karışmadınız. Ama o trafikte insanlıktan çıktınız dostum, onu ne yapacağız? Yani görüyorsun işte şerit kapalı. Sen kazaya daha iyi bakayım diye, “aa kavga mı var?” diye bizim şeriti de kapattın noldu şimdi? Hayır bir de arkadaki dangozlar var ki; arkadaşım hani halka inmiyorduk, elittik? O kornaya dan dan basarak yine hanzolukta bir dünya markası oldun ama! Belki hayalleriniz yıkılacak ama; kornaya basınca trafik açılmıyor güzel dostlarım, haberiniz olsun.

Kural 2: Yok hayır “ben o ilk gruba dahil değilim, halk çocuğuyum, halk” diyorsan tabii ki seni de boş geçmem. Aferin sabah metrobüse bindin, işe/okula gidiyorsun. Ama gözünü seveyim önce bir “oturma planı” hakkında kendini gözden geçir. Yahu sen ki plaza adamısın, kulüp başkanısın; yaka paça dağıtarak, yanındaki insanları hiçe sayarak öne geçme çabası hiç yakışıyor mu sana? “O kadar metrobüs bekledim ve hala oturamıyorum, üstelik geç de kalıyorum” bahanesiyle gelirsen külahları değişiriz. Yahu bir tek sende mi var bu sorun? Her Allah’ın günü Bahçelievler’in göbeğinden Altunizade’ye ayakta gidiyorum, sesim çıkıyor mu hiç? Ayrıca durağa geldiğimizde tepede kocaman bir kırmızı lamba yanıyor. Bunun anlamı “bu durakta inecek birileri var, lanet olası o poponu kenara çek de insinler, kapı ağzında dikilme” dir. Lütfen az biraz söz dinle, rica ediciim.

Kural 3: Evet, trafik faslı bitti ve birer yayaya dönüştüğünüz şu dakikalarda title’ınıza uygun davranınız lütfen. Gözünüzü seveyim şu yürüyen merdivenlerin iki tarafında da sabit pozisyonda durup kalmayın. Yürüyemezsiniz, yürümek istemezsiniz diye sağ taraflar var zaten, solu neden işgal ediyorsun arkadaşım? “Yürümek isteyen normal merdiven kullansın” saygısızlığına ulaşacak olursanız,evinize teslim ıslak odunla girişirim yeminle. Arada 2.5 kat fazla hız var ya, ne demeye normal merdivenden yürüyerek zaman kaybedeyim? Sırf kaplumbağa kanlı insanlar yüzünden hayatımın toplantısına 10 dakika geciktiğimi ve “prensip sahibi” yöneticinin de “kusura bakmayın başka bir toplantım vardı” dediğini bilirim ben. Lütfen! Biraz dikkat!

Kural 4: Sabah kahvesidir, için tabi; zira anneniz sizi son bir sabah kahvesi içtikten sonra doğurmuştur. Hayır içtiğin kahve de adı sağolsun en kremalı, en can düşmanıdır, neyse. Starbucks’a geldin ve sıraya girdin. Arkadaşım Starbucks dediğin marka 11 yıldır Türkiye pazarında ve belli başlı ürün grupları var adamların. Kasaya gelene kadar aklın nerede? Kasada neden 500 saat düşünüyorsun? Söyleyeceğin şey altı üstü caffe latte ya! Neyin düşünmesi, kararsızlığı bu? E noldu şimdi? Arkandaki insan sabah 9 toplantısına senin yüzünden stres ve sinir harbi içinde girdi. Hoş değil, yapma bir daha!

Kural 5: Mobbingciler, canım mobbingciler, Allah belanızı verecek bir gün. Geldin şirkete/okula aman Allah’ım bu nasıl baskı yahu? Ya CEO/Prof. olsan kaç yazar, ne demeye can sıkmaya, caydırmaya çalışıyorsun? Yahu en az 20 yıllık hayatımı okullara adamışım, kendimi geliştirmiş, iş güç sahibi olmuşum, sen hayırdır? Hayır bütün gün dedikodu yap, orda burda takıl, sonra da vay efendim “yapamazsın, edemezsin” Yapamaz diye mi arkanı başkasına toplatıyorsun? Bak bugün yine anlayışsızlıkta bir dünya markasısın, alkışlar tüm mobbingcilere!

Kural 6: Akşam oldu, iki tek atayım, arkadaşlarla sohbet edeyim dedin, evet güzel fikir. Lakin, ağzınla içmesini biliyorsan yap bunu dostum. Bak bana, hiç hava atıyor muyum “öyle nefis içiciyim, böyle enfes alkoliğim” diye? Yahu 2 birayla sarhoş olan, 3. tekiladan sonra naptığını hatırlamayan bir insan evladıyım ben, ne demeye hava atıcam. Demem o ki, iç arkadaşım, iç; ama ağzınla, edebinle, adabınla iç. G*tü dağıtma yani, efendi ol.

Nihayetinde işli güçlü, koca koca insanlarız, lütfen yani, bunlar önemli konular. “Durup dururken bu yazı da nereden çıktı” diyecek olan, derinlemesine inişli arkadaşlarım, şöyle açıklayayım. Çene darlığı yaşadığım için ve ileride kitlenmesine karşı önlem almak amaçlı damak protezi taktırmış bulunmaktayım. Bu sebepten yemek yiyemiyor, su içemiyor ve daha da fenası ki konuşamıyorum. Bu sorun 1 hafta – 10 gün daha benimle birlikte yaşayacak. Ancak gel gör ki, herkesin beni telefonla arayası, konuşturası geliyor ki, yapmayın. Konuşamıyorum. Metrobüste de ayak altından çekilin, “pardon” demenin zor olduğu bu günlerde bir gram anlayış ve saygı rica ediyorum.

Ayrıca bu durumumu fırsat bilen pek sevgili babam, aslında daha iyi konuşayım diye kendi elinle binlerce tl ödüyorsun, ne diyeyim, takdir-i İlahi! 🙂

Reklamlar

2 thoughts on “Az saygı lütfen!

  1. Yaa bayıldım kalemine Erensu’yumm!
    Ya bana 8.5-9 aylık hamile gobusumle bana yer vermeyen toplu taşıma sakinlerine de bi zahmet giydir n’olur.
    Zira 9-15 yaş grubundaki dana kadar çocuğunu hiç gocunmadan oturtuyor hiç oralı olmuyorlar eskiden böyle miydi azizim?
    Öperim güzel yanaklarından

    Beğen

    • Begenmene cok sevindim kuzum 🙂 aynen oyle gitgide daha saygisiz bir toplum haline gelmeyi nasil basardik bilmiyorum ama, istesek yapamazdik, helal bize!
      Ben de cok opuyorum seni de Tanem’cimi de 😊

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s