Hemen gidicez demiştim, kandırdııım!

image

Baştan söylemem gerek Greenview nedir bilmezseniz eger bu yazı size pek de anlamlı gelmeyecektir. Ama maksat eğlence olsun derseniz buyrun okumaya. 1920’lerde inşa edilen ve 2. Dünya savaşı sırasında hastane olarak kullanılan bu bina, bugünlerde başına gelecekleri bilse ne derdi acaba?
Daha ilk gün geldiğimizde, yöneticiyle konuşup konaklamayı iptal etmeye çalıştığımız ve buraya 1 haftadan fazla dayanamayacağımız günlerde, okul bitmesine rağmen 1 ay kadar daha kalmak için çabalayacağımızı söyleseler bi tekme tokat girişirdik heralde. Çift kişilik oldugu iddia edilen bir odada, mutfak ve banyo tum kat ile paylaşımlıyken, ustune ustluk baska secenek bulamadigimiz icin yatagi da paylastigimiz Tucemu ile ne savaslar verdik halbuki. Ozellikle ilk gun gosterdigim sabir ve sakinlik dillere destandi. Annemin gonderdigi cicekli bocekli, bahar renkli nevresim takimiyla degisti once odamiz. Sonra da Tuce hanim biraz keyiflensin diye alinan mumlar, kadehler ile tam anlamiyla balayi odamiza hos geldik!
Ama is bununla da bitmedi. Hayati boyunca arkasini annesi toplamis iki kizi bi odaya koyarlarsa, oda savas alanina doner elbet. Neyse ki her sali temizlikciler geldi de, coplerimiz atildi, yatagimiz toplandi. Odayi goren herkesin (kiz – erkek farketmeksizin) dehsete dusmesi bile bizi harekete geciremedi. Taa ki iyilesmek bilmeyen hastaliklar yasayana dek. Bi de skype gorusmeleri oncesi topladik tabii, isin ucunda annelere rezil olma gercegi var.
Isin en bombastik kismi yemek yapmayi ogrendik. Tabii babam bunun icin bu kadar para harcicagini bilse, beni annemin yanina staja verirdi sanirim. Neyse baba, yemekler benden bundan sonra, hadi yine iyisin.
Bunlar isin eglenmeli ogrenmeli yanlari.  Bi de partileri var bu evin. Her cuma eller havaya diyerek beer – pong basina gecip, tadini sevmedigimden benim biralari icen centilmen arkadaslarim var. Bu oyunda da iyiyim simdi ovunmek gibi olmasin, ama smirnoff ice – pong oynasak ve ben dahil herkes mutlu mesut devam etse geceye. Bu onerim sarhosluk yaratmaz diye reddedildi. Damn!
Gecen sefer anlattigim karmasik iliskilere hiiic girmiyorum. Bu haftasonu da sonuncusunu yasicaz gibi gorunuyo. Cocuk gidiyo, kiz kaliyo. Kizla birlikte raki – pong oynamayi planliyorum. Zira ancak o keser.
Yahu bahcesinde tilki besleyen ( adini koyamadik henuz ) sarhos olup gulme krizlerine giren, saat 3 – 4 e kadar eglenip, hadi ben eve gidiyorum diyip 2. Kattaki odalarimiza giden bi avuc genciz iste surda. Maksat ingilizce pratigiyse Allahini yaptik diyebilirim. Ve ne yalan soyleyim, yine olsa yine burda yasardim.
Neyse, bizim hayatimiz iste boyle burda, bikac zaman sonra gorusmek dilegiyle. Simdi, living room u ilk gordugu zaman “ben bu koltuklarda asla oturmam” diyen Tucemu bildiginiz haliya kurulmus tv izlerken onu rahatsiz etmeye gidicem. Degistik be okuyucu. Kihkih.
PS: Ingiliz reklamlarindan nefret ediyorum!

Reklamlar