Archway cok guzel, gelsene!

image

Yillarca yasadigim Avcilar’dan kacicam dedim dedim ve Archway’in gobegine dustum a dostlar. Allahim nolur hep burda kaliyim diye sabah aksam dua ediyorum, göğe cikisim yakindir. Yani gitti ulkesini begenmiyo olmasin simdi, tabii ki Istanbul’un yeri apayridir bende, ama burasi da baska be kardesim!

Istanbulda bildigim bi otobus kodu yok ama burda simdiden 134 – North Finchley hattinin mudavimi olduk. Mesela, Leicester Square metro istasyonunda is cikis saati, dinledigi sarkiyi bizimle de paylasan zenci bi amca var, pek seker gormeniz lazim. Duraklardaki muzik ziyafetini ve nerdeyse yeryuzunu gormeden yer altinda yolculuk yaptigimiz gercegini de soylemem gerekir tabi. Cok hareketli bu sehir ama bogmuyor adami. Trafigi dert etmiyorsun burda, sufi olucam yakinda o derece. 3 tane agac icin kac tane can kaybettigimizi hatirladikca daha bi aciyo insanin ici. Al odevini, kitabini, icecegini git parka otur saatlerce. 20 derece gunes olunca hirka giyerim Istanbul’da, adamlar parkin ortasinda bikini giyip guneslenince, “su an Turkiye’de olsak neler olurdu?” Temali dusunceleri silemiyoruz haliyle.
Gazeteci bi ablamiz var mesela, sabah Metro, aksam London Evening dagitip muhabbet pesinde. Hemen yaninda da bi sokak muzisyeni amcamiz var ki saksafonuyla fon yaratiyo bize. Sogugu var mesela, tam duragin ortasinda yakalayan, hani kasim ayinin sonunda uzun kampus giris yoluyla fakulte otoparki arasinda yuzunun felc olucagini dusundugun soguk, ama o da guzel yahu!
Isin ozu insanoglu guzel sisteme hemen alisiyormus. Etek giydi diye tecavuz mubah olan bi ulkeden gelince once bi garipsiyo tabi insan, hosgoruyle tanisiyo. Yargilamamayi, icinden geldigi gibi yasamayi ogreniyo. Ama sorun su ki, bikac zaman sonra donup dolasip gelicegim yerden korkuyorum. Istanbul’u hicbir yere degismem ama insanlarin kafa yapisini degistirmek icin elimden geleni yapabilirim. Sabah ise giderken biseyler okumaktan gectim artik, insan gibi nefes alinabilsin o metrobuslerde. Yesil ve pembe sacli yirtik corapli bi kizla gozunde surmesi olan bi cocuk opustugunde “cik cik cik hic terbiye kalmamis bunlarda, eviniz yok mu sizin, ananiz babaniz yok mu?” Demeyelim. “O da parka gitmeseydi olmezdi” demek yerine, alisveris merkezi yerine, parka gidip (yesil alan bulabilirsek) topraga dokunalim. 200 den fazla maden iscisinin olumu, 100 yil oncenin ingilteresine denkse, ben goremem bu medeniyetin bizin topraklara yerlestigini. Iste bu yuzden annemle babami yanima aldirip “insani” haklarimi kullanarak yasamak ve “bana dokunmayan yilan bin yasasin / bosversene milleti biz isimize bakalim” cilardan uzak yasamak istiyorum.

Bize ne kardesim diyenler, bu yazi zaten bazi sevdiklerimi ozendirip “geliyorum lan” demelerini saglamak icindi. Ustune alinma.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s