Birisi karşılıksız aşk mı dedi?

Görsel

Erkeklerde durum nasıldır bilemem ama “kadınlar tuvaleti” muhabbeti diye bir şey var. Önce müthiş bir saygı çerçevesi var. Sanki dünyanın en komik esprisi yapılmış da gülmeyeni dövüyorlarmış gibi 7’den 70’e bütün kadınlara gülümsemen şart. Sonra, dışarıda olsa yüzüne bakmayacağın o çok havalı kızla muayen gününden, aşk acısına kadar her konuyu konuşabilirsin. Toka alışverişleri, makyaj önerileri derken bir lavabo faslını da geride bırakırsın ve yaşanan herşey orada kalır. Geçenlerde yine hüzünlü bi kızcağıza tanık oldum. O lavaboya asla tek gitmediğimiz için, (kesinlikle bi sebebi vardır, yargılamayın hemen) o da kız arkadaşına ağlıyordu ben içeriye girdiğimde. Önce birşey diyemiyorsun tabi, arkadaşı teselli etsin diye ama dinlemekten de geri alamazdım kendini.

Murat bu kızcağızla otururken yanındaki diğer kıza da yavşıyormuş, gözünün içine baka baka yapıyormuş hem de bunu. Ama durum şöyle ki Murat ve o kız, flört aşamasındalar ve bu kız platonik olarak seviyor. Dolayısıyla arkadaşı da bir şey söyleyemedi. O esnada kızla göz göze geldik, “salak gibi görünüyorum dimi” dedi, ben de nasılsa anlatmaz diye “hikayeyi bilmediğim için yorum yapamam ama ağlanacak kadar büyükse salaklık değildir” dedim. (Size bir not, özellikle de ağlayan kızlara duymak  istedikleri şeyleri söyleyin.. ) Kızcağız da bi çekindi önce ama sonra bi özet de geçiverdi. Arkadaş gruplarının içinden olan hoşlandığı çocuk, dersaneden bi kızdan hoşlanıyomuş ve bugün kızı onlarla tanıştırmaya getirmiş. Sude de, ağlayan kız oluyor, önce buluşmaya gelmek istememiş falan ama sonra yanlış anlaşılmamak için gelmiş. Şimdi çok üzgünmüş ve canı çok acıyormuş. Bu arada Sude 17 yaşında. Ben de abla tavsiyesi verdim kendine, bunun güzel ama geçici bir heyecan olduğunu asıl aşkını üniversitede tadıcağını ve şimdiye kadar yaşadığı her şeyi “amaan çocukmuşuz” diye nitelendireceğini söyledim.

Ağlaması çok normaldi, hepimiz ağladık, karşılıksız sevdik, üzüldük, ama bir kaç yıl geçince o “ikinci kadın” ın adını bile unutmadık mı? Muhtemelen bu cevaplar Sude’ye yeterli gelmedi ve içinden “sen de beni anlamıyorsun” dedi ama yaşayıp görecek nasılsa. Ağla dedim o yüzden ben, hatta cesaretin varsa git söyle çocuğa ona karşı ne hissettiğini. Bakarsın çocuğun da aklına girer kim bilir. He ben olsam hayatta o cesarete sahip olamam orası ayrı. 

Neyse sevenler kavuşsun diyor ve 9 gün aradan sonra Pazartesi sendromuna merhaba demek için depresyona girmeye hazırlanıyorum. Hoşçakalınız efenim. 🙂

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s