Demokrasi paketi boş çıktı!

Hafta sonu daha eğlenceli insanlara tanık olmuştum ama az önce kulağıma çalınan cümleler her şeyi değiştirdi.

İsmi lazım değil , son 4 ayda 6 fidanını toprağa gömen; uyuşturucu çetesini protesto ettiği için 5 kurşunla vurularak daha bugün vefat eden gencinin cenazesini kaldıran bir ülkenin başbakanı vardı sahnede. Günler öncesinden tarih verdi, hazır olun dedi adam. “Bundan sonra ayrımcılığa karşı ciddi yaptırımlar olacak” derken bile sadece yandaş kanalların alana alınacağını bilmiyorduk elbet.

Başladı konuşmasına, bir gram ses titremesi, nabız değişikliği olmadan; müthiş bir vicdansızlıkla paketten çok icraatlerini sıraladı. Bakmayın icraat dememe de, “paket nasılsa kabul edilmeyecek bari öyle şeyler söyleyim ki yine cehape’yi suçlasın halk” mantığında hazırlanmış bir konuşmaydı. Muhalefet korkaktı ve bunlar halkın yanındaydı. Gezi olayları sırasında öldürülen, yaralanan insanların, hükümetin “DAĞIT” emrine kurban gittiklerini hatırlatmaya gerek var mıydı ? Ya da korkak diye nitelendirilen “Gürsel Tekin’in, Sırrı Süreyya Önder’in, Muharrem İnce’nin” bizlerle nasıl direndiğini mi anlatmalıydık? “Aylin Kotil’ in” kadın başına (!) nasıl bir yürüyüşü korkusuzca göğüslediğini de anlatsak anlar mıydı? Ben sanmıyorum.

“Bu paketi canı yananlar, gözü yaşlı kalanlar anlar” dedi zat. Sormak lazım, Ali İsmail’in, Ethem’in, Abdocan’ın, Mehmet’in, Ahmet’İn, Berkin’in, Hasan Ferit’in ailelerine, artık çok demokratiğiz, dindi mi acılarınız diye? Bu ülke için canını veren bu çocuklar bırak “şehit” sayılmayı terörist ilan edilmedi mi? “Esma” için ağlarken kendi ülkesinin evlatları için kılı kıpırdamayan bir adamdı işte bu zat. “Sahi her dilden, her kökenden, her düşünceden değil miydi kayıplarımız?” diye düşünmedim değil, ne yalan söyleyim, başını yine ABD’ye öyle çevirmiş ki kendi ülkesini unuttu sandım.

Ve perde açıldı; “11 yıldır BİZE karşı durdular, yine duracaklar; ama BİZ inandığımız yoldan vazgeçmeyeceğiz” dedi, ötekileştirmekten dem vururken. Yıllardır istenen ana dilde eğitim hakkından bahsedecek sanırken “Andımızı da kaldırıyoruz” o halde dedi, ne olsa “Türk’üm” geçiyordu içinde, “Varlığım Türk varlığına armağan olsun” diyorduk, gereksizdi. “Herkese özgürlük” diye bağırdık gezide, doğru. Herkesin okuma, çalışma hakkı var, kapalı olduğu için geri kalmamalı bu haklarından bu da kabul. Ama bu adamların zihniyeti o kadar “yav bırak zihniyeti, ben hepinizi aynılaştırıyım da görün” ki kabul edemedim söylediklerini. O kadar İran düşmanı ve o kadar rol modeli ki, üzgünüm kapalı arkadaşlarım; nasıl ki mini şortuma “bu kız aranıyor” diye bakıyorlarsa; ben de bu adamın “türban” davasını aynı noktada tutuyorum. Meclisten geçmesini için için istemekle beraber, “hangi meclis yahu? bilet bakmaya başlıyım ben en iyisi yurtdışı için” düşünceleri de sarmıyor değil beynimi. Düşünsenize, “hoşgörü” dedi ama biz “hoşgörülü olamayışımıza kurban verdik” diyen basın yoktu. Size inandırıcı geldi mi sahi?  

*Anayasa paketi sürecini hatırlarsınız, aynısının laciverti hesaabıı 

Görsel

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s